Sana on yedi duraklı bir yürüyüş çıkarıyorum. İlki bir taş bina, sonuncusu dokuz bin yıllık iki tepe.
Arada ne yok ki: Medreseler, camiler, kapısı geceleri kilitlenen bir bedesten, yokuş bir kitapçı çarşısı, sökülüp gitmiş bir surun taşları, yol kıyısında bekleyen hanlar, mahalle araları, bir Rum köyü, gölün eteğindeki ilçeler, müze, stadyum, bilim merkezi, bir de cam fanusun içinde, otuz derece sıcakta uçuşan kelebekler. Her birinin bir hikâyesi, her hikâyede bir insan var.
Çoğu da yorgun insanlar bunlar. Kimi taş yontmuş, kimi kubbe diktirmiş, kimi cepheye gidip dönmemiş, kimi de ömrünce yalnız beklemiş. Öldüler. Yaptıkları kaldı. Şimdi sırayla kapılarını çalacağız.
Yürüdükçe bir şehrin, bir insana benzediğini göreceksin. Üst üste yaşamış, eski yaralarını sırtından atmamış, yine de belini doğrultmuş bir insan. Konya bin yaşında bir adamdır; belki daha yaşlı. Sevmek için yaşlanmak gerekmez, bilakis, çocukken sevmek daha hayırlı. Çünkü çocukken bir şehir senin ruhuna yerleşir, orada büyür; sonra ömrün boyunca, hiç ummadığın bir saatte, kalbinin bir yerinden o şehirden bir taş düşer.
Sana on yedi duraklı bir yürüyüş çıkarıyorum. İlki bir taş bina, sonuncusu dokuz bin yıllık iki tepe.
Arada ne yok ki: Medreseler, camiler, kapısı geceleri kilitlenen bir bedesten, yokuş bir kitapçı çarşısı, sökülüp gitmiş bir surun taşları, yol kıyısında bekleyen hanlar, mahalle araları, bir Rum köyü, gölün eteğindeki ilçeler, müze, stadyum, bilim merkezi, bir de cam fanusun içinde, otuz derece sıcakta uçuşan kelebekler. Her birinin bir hikâyesi, her hikâyede bir insan var.
Çoğu da yorgun insanlar bunlar. Kimi taş yontmuş, kimi kubbe diktirmiş, kimi cepheye gidip dönmemiş, kimi de ömrünce yalnız beklemiş. Öldüler. Yaptıkları kaldı. Şimdi sırayla kapılarını çalacağız.
Yürüdükçe bir şehrin, bir insana benzediğini göreceksin. Üst üste yaşamış, eski yaralarını sırtından atmamış, yine de belini doğrultmuş bir insan. Konya bin yaşında bir adamdır; belki daha yaşlı. Sevmek için yaşlanmak gerekmez, bilakis, çocukken sevmek daha hayırlı. Çünkü çocukken bir şehir senin ruhuna yerleşir, orada büyür; sonra ömrün boyunca, hiç ummadığın bir saatte, kalbinin bir yerinden o şehirden bir taş düşer.
Ürünlerde fark ettiğiniz fiyat ve içerik yanlışlıklarında, Ürün Hata Bildir Ekranını kullanmanız genel olarak sözlü söylemlerden çok daha faydalıdır.
Sözlü bildirimler atlanabiliyor, fakat buradan yapacağınız bildirimlere tek tek bakılarak gereken düzenleme yapılmaktadır. Bu ekrandan yapılan bildirimler genel olarak düzenlenerek tüm kullanıcılara yansıtılması ve doğru bilginin sağlanması amaçlanmaktadır.
Bültenimize abone olun ve en son teklifler,
indirimler ve etkinlikler hakkında güncel kalın.